Arşiv: ‘edebiyat yorum’ kategorisi
Moliere ve Cimri (Aysel GÜNEY)
Moliere, XVII y.y.’da Fransa’da yaşadı. XVII y.y. her bakımdan Fransa’nın altın çağı olmakla birlikte edebiyat, güzel sanatlar alanında da önemli gelişmeler sağlamıştır.
Roman sanatı üzerine (İhsan KUTLU)
Bu yazıyla amacım, size ne bu konuda haddim olmayarak öğütler vermek ve ne de Roman sanatı konusunda derin ve kapsamlı bilgi aktarmaktır. Eğer, Yazmak konusunda yüreğinde istek duyan bazı insanlara, özellikle de gençlere cesaret verebilirsem, bu yazı amacına ulaşmış olacaktır, diye düşünüyorum.
Şiiri sevmek ve şiiri yaşamak üzerine (Berkay ÖKTEN)
Dünya edebiyat ve sanat tarihine bakıldığında, en eski yazım ve anlatım biçiminin şiir olduğu görülür. Az sözle çok şey anlatmak, ima etmek gizliden, dolaylamak, insana duyguları ifade etmede daha çekici gelmiş gözükmektedir.
Çocukların kalbinde çiçek açmak
Masal ile toplumsal sorunlar irdelenmiş, erdemli olanı, içinde bulunulan zamana taşıma amaçlanmıştır. İnsan, bu vesile ile sorunların aşılma yollarına dair özlemleri, umutları betimlemiş. Hep de toplumsal bir kaygı taşıyarak… Yaşamda aksayan yönler, insanların yanlışları dile getirilmiştir.
Güneydoğu’da edebiyat…
Güneydoğu’da olanlardan bihaber olan bir yazar bence işportacı edebiyatını benimsemiş durumdadır. Oysa Güneydoğu’daki edebiyat diriliş edebiyatıdır. Kalem ve kitapla yolların aydınlanacağına inanmış bir kuşak var artık, düşünsel tüm güzellikleri doğuran ve besleyen bir kuşak…
Çocuk ve Edebiyat (Aysel GÜNEY)
Necdet Neydim’in kitabı* çocukluğun kısa tarihi bakımından okunmalı diye düşünüyorum. Çocuk Edebiyatı’nın tarihsel oluşumu, edebiyatta çocuk figürleri çalışmanın özüdür.
Dünya sanatı ve edebiyatıyla buluşamamak (Prof. Dr. Levent SEÇER)
Topluma verilen mesaj ağla, sızla, göz yaşı dök, ama beni seyret, ben senin duygularını zaten çoktan satın aldım, senaryosunu da senin uyuman, ağlaman için yazıyorum demek, işte Türkiye’de sanat bu.
Şiir olmadan düşüncenin duruşu eksik kalır!
Şiir ki içimizde nice açılmadık kapıları açar… Sönen ruhlar, paslanmış, ye’se kapılmış azap ateşinde kıvranan gönüller şiirle yeniden hayat bulur. Mükemmel olanın parıltısıdır şiir.
Her Türk şair doğar! (Serkan ENGİN)
HER TÜRK ŞAİR! DOĞAR (Tabi Diğer Anatolya ve Trakya Halklarından Olanlar da)
Aruz vezninin günümüzdeki temsilcisi: Mehmet Nuri Parmaksız (Münevver DÜVER)
Lise yıllarında başlayan şiir tutkusu, geçen yıllar içerisinde Mehmet Nuri Parmaksız’ı “mastır”lı şair konumuna yükseltti. Lise yıllarında heves olarak başlayan şiir sevgisi üniversite eğitimi olarak bir başka boyut kazanırken, giderek Parmaksız için adeta bir yaşam biçimi oldu.
Estetik (Ümran POLAT)
Estetik sözü, konunun karmaşık ve zengin olmasından ötürü, akla pek çok şeyi getiriyor. Bu kelime köken olarak eski Yunana kadar iner. “Aisthetices” duyum, duyulan, algı, duyu ile algılamak gibi anlamları vermekteydi. Estetik, bu anlamda duyulur algının, duyusallığın sağladığı bilgi ile ilgili bir bilim olarak düşünülüyor.
Sanat üzerine (Ayşegül GÜNEY)
Sanat… Yaratıcının ve alıcının duygularında varolan biçim ve ahenk birliği bağlantısını harekete geçirip, güzeli ortaya koyabilecek, hoşa giden biçimler yaratma çabasıdır.(1)…
Sanatların sınıflandırılması (Nuray ALTINBAŞ)
Biçim verilen malzeme değiştikçe, sanatın değişik adlara ayrılması mümkün olabiliyor. Ancak, sanatı sınıflandırırken sadece malzeme yönüyle sınıflandırma yapmak mümkün değildir. Malzemenin yanı sıra, ifade ediş biçimi veya daha kapsamlı bir ifadeyle yaratıcılık, bu sınıflandırmada önemli bir etkendir.
Özgürleşme/bağımlılık diyalektiğinde “sanat özgürlügü”… (Göksel ARSLAN)
İnsan Hakları özgürleşmeyi sağlar mı? Sağlarsa hangi içerikte sağlar? Bu soruların tartışılması, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sorulara ilişkin sis bulutlarının dağıtılmasına katkı sağlamasının dışında kuşkusuz pratik insan hakları mücadelesini de ileriye taşıyacaktır.

Son Yorumlar