“Numarasız Mevki” Mumammer Kırdök Koleksiyonundan Bir Seçki
Klasik ya da adı ünvanı bilinir isimlerin eserlerine sahip olmak gerçek anlamda koleksiyonerlik faaliyetinden öte yatırım yapma bilincini de beraberinde barındırır. Oysa koleksiyoner öncelikle keşfeder ve her türlü riske girerek genç sanatçıya yatırım yapar.
Türkiye de üretilen Çağdaş Resim (özellikle yakın dönem) ve koleksiyonerlik gibi alanların yoğun tartışıldığı bir dönem de, elbette gerçek koleksiyonerin öncelikle “yaşayan sanata” yatırım yapması gerekir. Çünkü yaşayan sanat aynı zamanda da yaşatılması gereken sanattır. Klasik ya da adı ünvanı bilinir isimlerin eserlerine sahip olmak gerçek anlamda koleksiyonerlik faaliyetinden öte yatırım yapma bilincini de beraberinde barındırır. Oysa koleksiyoner öncelikle keşfeder ve her türlü riske girerek genç sanatçıya yatırım yapar. Bir anlamda geleceği inşa etmeyen sanat üzerinden geleceğin sanatını inşa eder ve yeni genç sanatçıların ortaya çıkmasını da sağlamış olur.
Koleksiyonerlik, sanat eserlerinin mülkiyetini elinde bulundurmaktan öte bir işleve sahiptir. Koleksiyonun değeri, tartışmaya açılması ve eserlerin asıl gücü başkaları tarafından görülüyor olmaktan gelir. Resim ya da daha genel başlıkla sanat koleksiyonerliği işi artık bir fantezi meselesi değildir.
Uzun yıllardır Avusturya Viyana da yaşayan işadamı Muammer Kırdök, 80’li yıllarda özellikle Avrupalı sanatçılardan eser satın alarak başlamış olduğu koleksiyonerlik yolculuğuna, birkaç yıl öncesinde Türkiyeli sanatçıları da dâhil etti. Bir anlamda kısa sürede oluşan ve katılımların devam ettiği koleksiyondan “bir seçki” sergisi, Türkiye de yaşayan sanatçıların eserlerini kapsamaktadır.
Muammer Kırdök Koleksiyonunda eserleri bulunan ve “bir seçki” başlığı altında seçilerek, Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda sergilenen; farklı tarz, dönem ve kuşaktan yirmi iki sanatçının eseri yer almaktadır. Yakın dönem sanatçılar; Can Aytekin, Resul Aytemür, İsmet Değirmenci, Tanju Demirci, Erkan Doğanay, Seçil Erel, Adem Genç, Deniz Havzalı, Baran Kamiloğlu, Bahar Kocaman, İlke Kutlay, Ahmet Oran, Kadri Özayten, Burcu Perçin, Ekin Saçlıoğlu, Adil Salih, Kemal Seyhan, Şevket Sönmez, Emre Tan, Emre Tandırlı, Canan Ünal ve Semih Zeki gibi koleksiyondan eserleri seçilmiş sanatçıların 32 çalışması izleyiciye sunulmaktadır.
Erkan Doğanay
Sergi Küratörü
Numarasız Mevkide Bir Yolcu
Geçen yıl yayınlanan ilk romanım “Ölümsüz Olduğun Zamanlar” ı yayınevine teslim ettiğimde kararımı da vermiştim: Avrupa ile Uzakdoğu’daki işlerimi azaltıp, sanat- edebiyata ayırdığım zamanı arttıracaktım.
1970’li yılların kısıtlı iletişim olanakları içinde, çocukluğumla ilkgençliğimin geçtiği Kahramanmaraş’ta sanat benim için yalnızca kutsal ve dokunulmaz değil, aynı zamanda ulaşılmazdı da. Matematik ile Fen dışındaki derslerin önemsenmediği taşra liselerinden birinde ben yine de şanslıydım; hem edebiyat hem de resim öğretmenimiz birer idealistti, ülkenin aydınlanması için üstlendikleri görevin farkındaydılar.
Sanatın insanlar arası iletişimde ne denli önemli olduğunu, yalnızca dar bir çevre içinde sıkışmaması gerektiğini iş hayatımın ilk yıllarında Avrupa’da anladım. Çünkü sanat bir lüks değil, gereksinimdi. Küçük bir memur, mütevazı bütçesiyle hatırı sayılır koleksiyon oluşturabiliyordu. İnsanların barış içinde, huzurlu ve dolu dolu yaşamalarının en yaratıcı yolu sanattan geçiyordu.
Otuz beş yıldır dünya resim sanatını izliyorum, bütçemin verdiği olanaklarla yirmi beş yıldır resim topluyorum, çok mutluyum. En karamsar günlerimde sanata ve edebiyata sığındım, sanatın içimde biriktirdiği kıvılcımlarla ısınarak teselli buldum, canlandım. En mutlu günlerimde de sanat yanımdaydı, ruhumu süsledi, yaşama heyecanımı arttırdı. En açılmadık kapıları sanatla açtım, en ulaşılmaz makamlara sanat yoluyla ulaştım. Bu bulaşıcı büyüyü taşıyan her kişiyle, kim olursa olsun, hemen kaynaştım, dost oldum.
Diyorum ki; aynı eserin gizemine kapılan iki sanatsever hangi milletten, hangi ırktan, hangi görüşten ya da sınıftan olursa dövüşmez, birbirini incitmez, barış içinde, dostça yaşar. Sanat birleştirici, kaynaştırıcı ve zamanüstüdür.
Küçük Çekmece Belediyesi ile Erkan Doğanay’ a bu projeyi gerçekleştirdikleri için teşekkür ederim.
Muammer Kırdök
Tarih: 27 Mart – 30 Nisan 2010
Küçükçekmece Belediyesi Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu

(SİZİN MANŞETİNİZ'e önermek için kalbe tıklayınız!)
Tweet This
Share on Facebook
Digg This
Save to delicious
Stumble it
RSS Feed
İlgili Tüm Yazılar İçin Etiketlere Tıklayınız: adem genç, adil salih, Ahmet Oran, bahar kocaman, baran kamiloğlu, burcu perçin, can aytekin, canan ünal, deniz havzalı, ekin saçlıoğlu, emre tan, emre tandırlı, erkan doğanay, İlke Kutlay, ismet değirmenci, kadri özayten, kemal seyhan, küçükçekmece belediyesi cennet kültür ve sanat merkezi sergi salonu, muammer kırdök, resul aytemür, seçil erel, semih zeki, şevket sönmez, tanju demirci