Lysistrata’ya Makedonya’dan iki ödül!

Lysistrataİstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 2012-2013 yurt dışı turneleri kapsamında prömiyerini Uluslararası Stobi Antik Drama Festivali’nde yapan Aristophanes’in yazdığı Kemal Kocatürk’ün yönettiği Lysistrata “Kadınlarda Savaşırsa” festivalin yarışma bölümünde iki ödüle layık görüldü.

Festivalin açılış oyunu olarak 13 Temmuz 2013 tarihinde sahnelenen Lysistrata’da En İyi kadın Oyuncu Ödülü’ne Nazan Yatgın, Sahne Görsel Efekt Tasarımı ödülü’ne ise Kemal Kocatürk ve Sırrı Topraktepe layık görüldü.

Lysistrata “Kadınlar da Savaşırsa”, “savaş” ve “kadının toplumdaki yeri” temalarını işler. Savaşlardan bıkıp usanan kadınların eşlerini kaybetmemek ve daha güzel bir gelecek için yönetim merkezi Akropolis’i işgal etmeleri ve erkeklerin savaşa katılmaları durumunda kadınlıklarını öne çıkarmaları anlatılır.

Çevirisini Azra Erhat – Sabahattin Eyüboğlu’nun, sahne tasarımını Kemal Kocatürk’ün, kostüm tasarımını Canan Göknil’in, ışık tasarımını Murat İşçi’nin, efekt tasarımını Hidayet Öztürk’ün yaptığı oyunda müzik Mertol Şalt, koreografi ise Salima Sökmen imzasını taşıyor. Oyunda Berrin Akdeniz, Hülya Arslan, Murat Bavli, Demet Bozyaka Şalt, Ayşen Çetiner, Gökhan Eğilmezbaş, Çağrı Ö. Hün, Irmak Örnek, Bensu Orhunöz, Selçuk Soğukçay, İbrahim Ulutaş, Nazan Yatgın, Çağlar Yiğitoğulları, Çağatay Palabıyık rol alıyor.

 

31 Yorum

  1. theatre barbican avatarı theatre barbican diyor ki:

    bazı eski metinlerde knesias-mirine sahnesinden önce knesias’ı karşılayan “ lampito “ olarak yazılmış bazılarında ise “ lysistrata “ olarak yazılmıştır. Bu çeviriden kaynaklı bir durum olabilir. Genelde o sahnede ( başrol olmasından kaynaklı olabilir) lysistrata oynar. Ama bence de nöbetçi ve savaşçı kadın olması nedeniyle “ lampito “ daha doğru gibi geliyor.belki de bu yüzden bir çok tiyatroda ( batıda) o sahneyi lysistrata ile lampito birlikte oynar ve knesias’ı birlikte karşılarlar. Eski çevirilerde ( Yunancadan yapılan) lampito ile lysistrata karıştırlmış olabilir. Eski yunanca da Lysistrata (Λυσιστράoτη ) lampito (Λuαμπιpούς ) olarak yazılır ve bazı harflerin okunuşu karıştırılır.
    .seyfettin bey bunu kastediyor sanırım.ama ben knesias’ı karşılayanın lampito olduğuna inananlardanım. Naçizane benim düşüncem., iş bankası yayınlarında o sahneyi lysistrata oynuyor olabilir. Ama yine de o sahneyi oynayan kleonike değil.üstelik mirine rolü de saf ve çıtı pıtı bir kız rolüdür zaten mirine’de kelime anlamıyla cinselliği çağrıştırır. Genç,alımlı kadınlar için kullanılır.

    Cevaplamak için giriş yapın
  2. cerent65 avatarı cerent65 diyor ki:

    Seyfettin kullanıcısının kitaba bakın,tekste bakın,iş bankasına bakınlardan kastı ne bilemiyorum ortada farklı farklı metinler mi var bilemiyorum. Bizim konservatuarda çalıştığımız metin farklıydı. Yönetmenin tekste müdahele hakkı vardır tabi ama bu oyuna katkıda bulunuyorsa işe yarar,ben bu oyunda katkı sağlamadığı düşüncesindeyim.kocatürk’ün çok iyi işlere imza attığını biliyorum ama burda iş karmaşaya gelmiş gibi.sanki fazla ayrıntılara girilmemiş. Ayşen Çetiner ve Hülya Arslan’ı çok beğendim çünki daha önce oynadıklarından çok farklı roller oynuyorlardı ve bunu başarıyla gerçekleştiriyorlardı, bu yüzden ikinci perdede pasif olmaları dikkatimi çekti. Çünki hatırladığım tekste böyle değildi. Bu yönetmen tercihidir diye düşündüm ama bana pek uygun gelmedi.belki yönetmenin istediği yerine oturmadı. Takımın iyi oyuncularını 2.devre sahadan çıkarmak gibi olmuştu. Oyunu bir kez daha seyretmem gerekiyor anlaşılan.teksti bir kez daha okuyarak,

    Cevaplamak için giriş yapın
  3. necdetdez avatarı necdetdez diyor ki:

    HÜLYA bilen hanım benimde yazdığım başka bir sitede bazı oyuncuların aşağılandıklarını yazarak eleştiriler de bulunmuştu burada ise iki kişi dışındakileri yeteneksiz buluyor.acaba aynı hanım mı. Ben kadın rollerinde.a.çetiner.d.bozyaka.h.arslan.b.orhunöz arasında fark görmedim. Soğukçay tabi ki farklıydı.ama totalde başarılı.stanley 68 ise neden Seyfettin oldu. Sanatı daha ciddiye alalım lütfen

    Cevaplamak için giriş yapın
  4. üsküp’den yahoo ve gmail üzerinden yolladığımız ,üyeliklerde aktivasyon sorunu zaman zaman yaşanıyor. Yazımı “ ekin yazın dostlarına yolladım günlerce uğraştım, site yöneticisi bazı düzeltmeler istedi onlar da yapıp yolladım ama bir türlü yayınlanmadı nedeninin anlayamadım. Belki üsküp den olduğu için diye düşündüm başka bir neden aklıma gelmedi “oyun stobi festival açık hava sahnesinde oynadı. Oyun Türkçe oynandığı için, çok az sayıda ki Türk seyirci dışında genelde metin anlaşılamadı. Ama oyun amsamble olarak üst düzeydeydi. Toplu hareket etmede,danslarda ve müziklerde ki uyum heyacan vericiydi. Oyuncu Nazan Jatgın’ın oyun başında bazı seslenmeleri, dili bilmeyen seyirci için eğlenceli bir gülmece oluşturdu ama o kadar,bu Afrodit için asla yeterli değildi. Oyun kadın oyuncuları çok iyiydi, tek tek değil bütün olarak başarılı performanslar vardı, öncelikli olarak, Hulya arslan,demeti bozjaka,ajshen chetıner, benson orhunoz,çağrı hoon vardı, ama öncelikli lider aktör Selcuk Shogukchaj idi Afrodit adayı .Açıkalanda seyirciyi çok etkiledi, fabrikada eleştirmenler ve jüri onu merak ettiler. Beğendiler.ama diğer erkek koro da çok başarılıydı hepsi. Oyun birlikte hareketde mükemmeldi. Zaten oyun “ en iyi dans-müzik ve sahne performans “ jüri özel ödülü aldı. Bizim beklentimiz yönetmen kemal kocaturk “ en iyi yönetmen almalıydı” Son 2 yıldır stobi ödülleri üzerinde çok şüphe oluştu.ödüllerin anlaşmalı olduğu söylendi.stobi gelenek olarak “ en iyi kadın-erkek oyuncu ödülleri; başrol oyuncularına verilir onların lider olmaları istenir. “ama bu kural neden bozuldu anlaşılmadı ve çok eleştirildi. Bu yıl kadın oyuncularda üst düzey oyuncular Afrodit e adaydı. , “ euriydice “ ve “ parlemanto’da kadın “ oyunlarının kadın oyuncuları, öncelikli adaylar dı. türk oyuncu nazan jatgin en iyi kadın ve dime illiev en iyi erkek oyuncu ödülleri çok eleştiri aldı.performanslar ödül için yeterli değil dendi. çok daha iyi performanlar vardı onlara yazık edildi denildi. illiev, euriydice’de küçük bir rolde oynadı.bu rol ve performans en iyi erkek için ödül alamazdı. ona verilen ödül, herkes biliyorki aynı oyunda ki “ maja “ nın hakkını yedi. çünki aynı oyuna iki oyunculuk ödülü vermezler. ama afrodit maja’nın hakkı olmalıydı. oyunlar kadın ağırlıklı olduğundan erkek başrol azdı, ama “ euriydice’ de angelov,lysistrata’da selcuk shoquchaj “ öncelikli öne çıkan başrol aktörlerdi ama illiev ödül aldı ve şüphe eleştirileri arttı. bunlar bizim üsküp’de basında çok yazıldı. bazılarını ilgili insanlara da yolladık, ama umarız önümüzdeki yıl stobi festivali eski günlerine döner, hem katılım artar hem ödüller sahiplenilir. yoksa 3-4 oyun katılımıyla bir de ödüller şüpheli olunca tiyatro keyfi,festival coşkusu olmuyor, saygılar.tiyatrolu-festivalli günler..

    Cevaplamak için giriş yapın
  5. elvidat azade avatarı elvidat azade diyor ki:

    BİR OYUNUN GÜNÜMÜZE UYARLANMASINA KARŞI DEĞİLİM,AMA HİTLER’Lİ, BRAT PİİT’Lİ FİLMLERLE, HOROZ BAĞIRTISI,ZART,ZORT SESLERİYLE GÜNÜMÜZE UYARLANIYORSA KALSIN. KAHKAHACI MİRİNE, GİBİ BİR TİPLEME HANGİ DÖNEME AİT, YADA, DIIIIMMMIIIII,YYYAAAANNNNIIIII; GİBİ KONUŞMA TARZI, TV DİZİLERİNDE GEÇERLİ OLABİLİR AMA TİYATRO SAHNESİNDE NE İŞİ VAR.KUKLALAR SAHNESİ GALİBA KUKLALARDAKİ CİNSEL OBJELERİ KULLANMAK İÇİN YAPILMIŞ. BUNLAR YÖNETMEN TERCİHLERİ OLMALI. MİRİNE ROLÜ (NAZAN YATGIN) İNANDIRICILIKTAN UZAK,ROLÜNÜN DERİNLİĞİNİ ÇIKARAMAMIŞ,ASLINDA NE OYNADIĞINI SANIRIM KENDİ DE BİLMİYOR. KABA VE YÜZEYSEL KAHKAHALARLA BÜTÜN OYUNU DEVAM ETTİRMESİ ROLÜNÜ DOĞRU YAKALAYAMAMASINDAN OLSA GEREK.BOYİTYALI,KORİNTOSLU ROLLERİ İSE OYUNDA YAMA GİBİ DURUYOR,DERİNLİĞİ VE DRAMATURJİSİ OLMAYAN ROLLER. BERRİN AKDENİZ’İN “ DIIMII,YAANNNIII” LERİ İLE SIRADANLAŞAN ROLÜ OYUNİÇİNDE ANLAMSIZ BİR TİPLEME OLARAK DEVAM EDİYOR ASLINDA BU ROLLERİN OYUNLA BÜTÜNLEŞEN YANLARI DA YOK. SANKİ BAŞKA OYUN TİPLEMELERİ GİBİLER BU BİZE İLGİNÇ GELDİ, DEMET BOZYAKA’ NIN LYSİSTRATASI PEK İŞLENMEMİŞ GİBİ DURUYOR. KLEONİKE DE AYŞAN ÇETİNER LAMPİTO’DA HÜLYA ARSLAN İLK PERDE NİN ÖNE ÇIKAN KADIN KARAKTERLERİ İKEN İKİNCİ PERDE YE SANIRIM İŞLERİ OLDUĞUNDAN ÇIKMADILAR ( ESPRİ TABİKİ) BUNUN NEDENİ Nİ DE MERAK ETTİM, GEREKSİZ TİPLEMELERLE İKİNCİ PERDE ADETA GEÇİŞTİRİLMİŞ GİBİ GELDİ. BENSU ORHUNÖZ VE SELÇUK SOĞUKÇAY’IN KARŞILIKLI SAHNELERİ ÇOK GÜZELDİ. AMA KNESİAS-MİRİNE VE KUKLALAR SAHNELERİ ÖÖFFF DEDİRTTİ….HELE KNESİAS –MİRİNE SAHNESİ MURAT BAVLİ’NİN TÜM ÇABALARINA,VE DOĞALLIĞINA RAĞMEN, MİRİNE TARAFINDAN BATIRILDIKÇA,BATIRILDI. AMA GENEL OLARAK BEĞENİ İLE İZLENEN BİR OYUN, BARIŞ TEMALI BİR OYUN SEÇİMİ İÇİN TİYATROYU DA KUTLAMAK GEREKİR.

    Cevaplamak için giriş yapın
    • velikoc41 avatarı velikoc41 diyor ki:

      ölüler bölümü berbat oyuncular çok kötü pröfesörün karısını oynayan oyuncu çok sönük profesörden yaşlı duruyor,diğer rollerde bora,nihat,tankut çok abartılı oynuyorlar gereksiz bir komedi yapma gayreti içindeler,selçuk soğukçay,müge akyamaç,rıdvan çelebi olmasa seyradilmez

      Cevaplamak için giriş yapın
    • hulyabilen avatarı hulyabilen diyor ki:

      selçuk soğukçay ve hülya arslan gibi her rölü farklı yorumlayıp farklı tiplemeler yaratarak oynayan oyuncuları seyretmek insana keyif veriyor,soğukçay,romeo juliet-bir adam yaratmak ve buluşma yeri gibi 3 farklı oyunu kendini tekrar etmeden her birinde bambaşka yorumlar katarak oynuyor,hülya arslan her yıl oyunculuğuna güç katıyor.. ama ödül jürilerimiz dizi yıldızlarına ödül vermek için koşturuyor.

      Cevaplamak için giriş yapın
  6. vesna damjana avatarı vesna damjana diyor ki:

    Oyunu Festival zamanı Stobi- Velez’de seyrettim. Aynı döneme denk gelen, Ohrid ve Stobi festivalleri, tatlı bir rekabet içinde devam ediyor ancak son yıllarda Ohrid festivalleri biraz daha öne çıkmiş ve kaliteli olmuş durumda.Stobi bütçe olarak zor durumda olduğu için kalitede ivme düşmesi yaşanıyor. Bizim Türk oyunu Lysistrata ile ilgili burada okuduklarım, ilginç olacak belki aynı eleştiriler festival sonrası ödüllerden itibaren Stobi’de de basında çok yer aldı, aslında son iki yıldır Stobi ödülleri çokça eleştiri aldı. Diğer ödüllerle ilgili de ,memnuniyetsizlik ve eleştiri hatta çokça şüphe vardı. Bizim türk oyuncu Nazan Jatgin en iyi kadın oyuncu ödülü (Afrodit ) aldı. Ama genel kanaat ödülü hakeden oyuncuların almadığı yönündeydi.ve bu yönde haksızlık yapıldığına inanılıyordu. Çünki hem eleştirmenler hemde seyirci ilgisi başka oyuncular üzerindeydi, – Sırp oyunu “ Millet meclisinde kadın “ da Tatyana Matesha, Suzana Vukovic. Jelena Mihajlovuikj, Sanja Moravcsik, Veroslava Jankovic Snezana, , Vesna Kljajikj: olmak üzere kadınlar mükemmel performansla tamamı ödüle layık olduğu söylendi. Üsküp dram tiyatrosu oyunu – Euriydice – de ise “ Tatyana Matesha “ ve “Maja Veljkovic “ herkesin kesinlikle Stobi yıldızı dediği en büyük Afrodit adayı idi ama ödül alamaması büyük skandal oldu ve çok eleştirildi. Basında da çok eleştiri aldı Eleştirmen Peter,Stobide ödüllere şüphe karıştı yazdı, ve Maja’nın hakkı yendi dedi. Aynı eleştiri En iyi erkek oyuncu ödülünde oldu, Euriydice oyununda aslında küçük bir rol oynayan, “Dime Iliev “ e, adeta baskılanan bir şekilde, – başrole yardımcı en iyi erkek oyuncu – ödülü verildi ki bu nedir kimse anlamadı. Oysa – stobi – festival kuralı der ki, “ en yi, başrol, lider ; kadın ve erkek oyuncuya ödül verilir “ ama ödüller neden böyle verilmedi. üç üyeli jüri Zorica Panciç , Krste Dzidrov ve Nela Vitosevic ‘in seçimleri çokça eleştiri aldı, Üye, Krste Dzidrov kendisiyle yapılan röportaj da , – başrol de (ana rol ) ödüle layık oyuncu yokmuydu ? yan rol ödülleri seyirci ve eleştirmenleri memnun etmedi, özellikle Nazan Jatgın ödülü diğer aday oyuncuların acı çekmelerine, zarar görmelerine neden olmadı mı ? – sorusuna, kaçamak cevap vermesi, ( öyle görünüyor gibi ) anlaşılmadı. Lysistrata’ ya verilen derme çatma ” sahne tasarım ve görsellik “ ödülü ise saçmalıktı. Ancak yanlışını anlayan jüri sonrasında bunu, “ en iyi : dans,müzik ve sahne performansı, jüri özel ödülüne çevirdi “ oysa ordaki, oyun sonu fabrika da yapılan açılış töreninde eleştirmenler arasında genel kanı Lysistrata yönetmeni Kemal Kocatürk en iyi yönetmen baş adayıydı, Erkek korobaşı oyuncu baş aktör “ Selçuk Shogukchaj “ en iyi erkek oyuncu bit adayı durumunda konuşuluyordu . Bu iki isim gecede en çok ilgi çekenlerdi, Kuzmanovski, ve Panciç , öncelikli olarak “Kocatürk ve Selçuk Shogukchaj “ i öne çıkartmışlardı. Ancak festival sonu dediğim gibi arkasında bir çok eleştiri ve şüphe bıraktı, Lysistrata en azından “ en iyi oyun “ afrodit’ini almalıydı. Biz bir süreliğine yine tiyatro işi için türkiyedeyiz. Aralık da eğer oynarsa oyunu bir kez de kapalı alanda seyretmek istiyoruz.

    Cevaplamak için giriş yapın
  7. baloglu avatarı baloglu diyor ki:

    harbiye de genel provasını seyrettiğimiz oyunu bu kez çarşamba akşamı üsküdar da seyrettik.burada okuduğum bazı eleştiriler genel prova sonrasında da yapılmıştı.gördüğümüz kadarıyla bu konuda değişme olmamış,eleştiri alan sahneler ve onlara yapılan eleştiriler aynen devam ediyor. ne diyelim bu biz seyircinin değil yönetmenlerin sorunudur demek en doğrusu.daha önce çağlar yiğitoğullarının oynadığı probullos rolünü bu kez başka bir oyuncu oynuyordu.gerçi durumu farketmemiz oldukça uzun sürdü.çünki diğer oyuncu çağlar yiğitoğulları’nı birebir taklit ediyordu,adeta kopyası gibi olmuştu.bu ne kadar doğrudur bilemiyorum ama bana fazla kopyalama iş gibi geldi sanki diğer oyuncudan rol çalmak gibi olmuş, ama herhalde böyle yapılıyor. birde oyunun sonundaki şarkıda ve selamda,adeta uçarak koşturuyordu ki bu da fazla dikkat çekme merakından kaynaklanıyor olsa gerek ama içtenlikle söylemeliyim ki. Çağlar Yiğitoğulları versiyonu çok iyiydi,çakması sınıfta kalmış bence, birde daha öncede cevap bulamadığımız, kuklalar sahnesi, ve orada geçen “lampito’nun bir oyunu bu” lafının cevabını o günde bulamamıştık, bu defada bulamadık, neydi lampitonun oyunu, oyunda yok.neyse fazla uzatmadan, hakkıyla oynayan oyuncularıyla kendini seyrettiren bir oyun LYSİSTRATA

    Cevaplamak için giriş yapın
  8. theatre barbican avatarı theatre barbican diyor ki:

    yönetmenin,traji komik olanla,komik olan arasında kalması, oyunu, güncele getirmekle, gündelik yapmak arasında kararsız kalmasına neden olmuş. 5.sınıf dil erozyonuna ait ” diiimmiii, yanniii” lere sığınarak ( kaba tabirle con con ağzı ) nasıl bir ironi yakalamaya çalışmış bulamadım. Çünki böylesine bir trajik komedi yi varoşlaştırmak iyi bir yönetmenin tercihi olmamalı diye düşünüyorum.ayrıca Bitmek tükenmek bilmeyen ve seyirciyi çileden çıkarma noktasına getiren Mirine kahkahaları herhalde yönetmenin salona uyguladığı yeni bir tür çin işkencesi olmalı,
    yoksa başka nasıl bir sanatsal anlam yüklenebilir o kahkaha,çığlık arası anlamsız seslere.oyunun final şarkısı ve selam bölümünde Probulos rolünü oynayan oyuncunun,diğer bütün oyunculardan ayrışık olarak sergilediği vücut devinimleri,ve garip dans hareketleri,
    adeta bir pop yıldızı edasıyla devinmesi ise sanırım yönetmenden değil,olsa olsa oyuncunun, justin biber olma hevesinden kaynaklanıyordur. bunların dışında yinede seyredilebilir bir oyun, herkese teşekkürler

    Cevaplamak için giriş yapın
  9. helena avatarı helena diyor ki:

    stanley68 adlı kullanıcı,”yaa susun artık ” demiş ama,ben tiyatro ile ilgili konuşmak gereğini düşünüyorum. lysistrata oyunu hakettiği ilgiyi görüyor sanırım.seyirci ilgisinin aynı oyuncularda odaklanması, o oyuncuların başarısı olmalı,aksi düşünmek onlara haksızlık etmek olmaz mı acaba? Benim de kadıköy de seyrettiğim oyunda, selçuk soğukçay ve ayşen çetiner bir adım diğerlerinden öne çıksada, hülya arslan,bensu orhunöz,demet bozyaka,çağlar yiğitoğulları,gökhan eğilmezbaş,murat bavli en az onlar kadar başarılıydılar. diğer oyuncuların oyunculuklarına laf etmek tabiki haddim değil, bel ki yönetmen onları böyle oynatarak farklı bir etki yaratmak istemiştir diye düşünüyorum.belki tiyatrocuların çok sevdiği yabancılaştırma efekti gibi bir durum olabilir.ama yinede oyun çok güzeldi,salondan hepimiz memnun ayrıldık,kemal kocatürk’ün rejisi ise bence çok akıcı ve enerjisi yüksek bir oyun yaratmış her kesin emeğine sağlık diyorum

    Cevaplamak için giriş yapın
    • seyfettin avatarı seyfettin diyor ki:

      :)

      Cevaplamak için giriş yapın
      • seyfettin avatarı seyfettin diyor ki:

        Çok komiksiniz….

        Cevaplamak için giriş yapın
        • helena avatarı helena diyor ki:

          komiksiniz lafı eğer benim yazıma ise,hiç komik değil,düşüncesini saklayarak etrafa laf atmak ne kadar etik acaba ? mesele komiklik değil cesaret,düşüncesini söyleyen insanlara bu şekilde hitap etmek ne anlama geliyor bilemedim.komikliği bırakıp ne demek istediğinizi söylerseniz daha anlaşılır olur. komik stanley68.

          Cevaplamak için giriş yapın
  10. cerent65 avatarı cerent65 diyor ki:

    lysistrata’nın oyunculuğuna lafım yok ama sahneyi daha fazla doldurması gerekir di. rollerde ki replik dağıtmalarını ve bazı rollerin başkaları tarafından oynanmasını anlamadım. (2.perde başında ki lampito rolü neden kleonike’ye oynatılmış, keza yine, texte göre,kleonike,lampito,lysistrata ya ait bazı replikler, corinthoslu,boityalı,mirine,kadın korobaşı gibi rollere dağıtılmış) yönetmen ya Aristofanes’in metnini beğenmemiş ve aklınca düzeltmeye kalkmış yada bizim seyircimiz zaten anlamaz deyip metni kendince bozmuş, ama her şekilde de bunu belirtmesi gerekirdi. oyun afişi amatör tiyatrolarda bile görülmeyecek anlamsızlıkta.program dergisinde kimin ne oynadığı belli değil.fuayede resimlerden isimleri çıkartmak için 15 dakikayı harcadım. kleonike ve lampito gibi iki önemli rolün 2.perde de neden yok edildiğini anlamak mümkün değil kaldı ki oyunun en dişi kadın rolleri bunlardır. üstelik Ayşen çetiner kleonike de,hülya arslan lampito da oldukça başarılılar, ama yönetmen bacak şowuna daha çok önem vermiş.bunlar dışında Selçuk soğukçay,bensu orhunöz ve Gökhan eğilmezbaş’ın emeklerine saygı duymak gerekir.yönetmenede Aristofanes’i bir kez daha okumasını öneririm.

    Cevaplamak için giriş yapın
    • seyfettin avatarı seyfettin diyor ki:

      Ne olur ya ..artık bi susun…

      Cevaplamak için giriş yapın
      • cerent65 avatarı cerent65 diyor ki:

        stanley68 niyetin ortalık karıştırmaksa boşuna uğraşma burada senin ayarında kimse yok,açıkça düşüncelerini söyle yeter. sen ne hakla buradaki insanlara susun deyip,komiksiniz diyerek hakaret ediyorsun.düşünceni ancak böyle mi ifade edebiliyorsun.insanların düşüncelerini özgürce ifade etmeleri sana komik gelebilir.ama sen komik bile değilsin.

        Cevaplamak için giriş yapın
        • seyfettin avatarı seyfettin diyor ki:

          (2.perde başında ki lampito rolü neden kleonike’ye oynatılmış??????)
          önce kitabı okuyun sonra elinizde ki texti kontrol edin bakın bakalım orjinalinde kim oynuyormuş yönetmen nasıl değiştirmiş,daha onun bile farkında değilsiniz….İş Bankası yayınları….

          Cevaplamak için giriş yapın
          • caner66 avatarı caner66 diyor ki:

            stanley68 olmuş seyfettin. yazıyı pek anlamadım, önce kitabı okuyun sonra elinizdeki teksti kontrol edin bakın orjinalinde kim oynuyormuş diyorsun yani, kitapla tekst farklımı,farkında olmadığımız ne.yönetmenin nasıl değiştirdiğini nereden bileceğiz, biliyorsan söyle,stanley seyfettin

            Cevaplamak için giriş yapın
  11. caner66 avatarı caner66 diyor ki:

    dekordaki beyaz panolar belki projeksiyon gösterisi için iyi ama oyun için çok basit kalmış,yerdeki parlak döşeme doğallığı yok etmiş,yönetmen gereksiz komedi tipleri yaratmış,boityalı,corinthoslu,mirine ve kekeme gibi.oysa oyunu sıradanlaştırmaktan başka katkıları olmuyor,bunlarla oyun günümüze gelmiyor sadece gündelik oluyor.lysistrata da demet bozyaka elinden geleni yapıyor.ayşen çetiner,hülya arslan kadın rollerinin can alıcı ikilisi, hülya arslan fiziğinden beklenmeyen bir esneklik ve sempati ile lampito ya can vermiş..ayşen çetiner dinamik oyunculuğuyla göz doldurdu bensu orhunöz zaman temposu düşse de rolünün hakkını vermiş.erkekler top yekün iyiydi. ama kimsenin hakkını yemeden söylemeliyim ki oyunun eksen kişisi “ Selçuk soğukçay “ dı başta onu olmak üzere bütün ekibi yürekten kuluyorum.

    Cevaplamak için giriş yapın
  12. velikoc41 avatarı velikoc41 diyor ki:

    Kadıköy Haldun Taner sahnesinde Pazar günü izledik.İyiki de gitmişiz..Başta çok kararsız kaldık Antik Yunan oyunları genelde sıkıcı olur,ama oyunun ilk dakikalarından itibaren Yönetmen Kemal Kocatürk ün harika rejisi ile 2 saat nasıl geçti anlamadık.Metnin içine başarı ile serpiştirilen Müzikler(Müziklere bayıldık) ve danslar bir bütün halinde oyunun seyrine katkıda bulunuyordu lysistrata rolündeki Demet Bozyaka Şalt ın yalın ve abartısız oyunculuğu önce oyundaki kadınları sonrada seyirciyi başarılı bir biçimde etkiledi.Özellikle danslar ve şarkılarda ki performansı daha önce niye hiç bir müzikalde oynamadı sorusunu sordurdu bizlere..şehir tiyatrolarının tecrübeli oyuncuları Ayşen Çetiner,Bensu Orhunöz ve Selçuk Soğukçay ın üstün performanslarını bir kez daha alkışlıyorum.Ayrıca ilk defa izleme şansını bulduğumuz Çağlar Yiğitoğulları,gelecek için bizleri çok ümitlendirdi.Şiddet ile tavsiye edeceğim bu oyunu sahneleyen Şehir Tiyatrolarına bir kez daha teşekkürler..oyunla ilgili tek eleştirim Program dergisinde oyuncuların hangi rolü oynadıklarının yazmamasıydı..perde arasında fuayede ki panoyu okumak için ciddi bir kalabalık oluştu…mutlaka seyredilmesi gerek

    Cevaplamak için giriş yapın
  13. turgay demiralp avatarı turgay demiralp diyor ki:

    Bu gün Haldun Taner sahnesinde izlediğimiz “ lysistrata “ oyunu muhteşem oyuncu performanslarıyla seyirciyi coşturdu. ama yine de takıldığımız bazı şeyler yok değil, barış’ı sağlamak için kadınların cinselliklerini kullanmaları zaten konu içinde oldukça dozunda ve yerinde kullanıldığı halde bazı oyuncuların cinselliği jestlerine ve birtakım haretlerine katmaları seyirciyi güldürme dışında oyuna katkı sağlamıyordu, kekemelik olgusunun da bu derece abartılı komedi malzemesi yapılması, gereksiz di sanki. kekemelikle seyirciyi güldürmeye çalışmak işin kolayına kaçmak olmuş, kuklalar sahnesin de de abartılı cinsel objelerle oynamak seyirciyi güldürmek için kullanılan basit bir çözümden öteye gitmiyor.belliki yönetmen oyunun özündeki komediyi beğenmeyip işin kolayına kaçarak belden aşağı komediden medet ummuş. ama haklarını yemeyelim, demet bozyaka muhteşem,dans,şarkı performansına oyunculuğunu da katarak lysistrata olmuş, Ayşen çetiner bambaşka bir rolde bambaşka bir solukla bütün seyircinin beğenisini kazandı,hülya arslan lampito rolüyle hem güçlü hem sempatik kadını olağanüstü yorumladı , fiziğiyle ve oyunculuğuyla sahneyi dolduruyordu ,bensu orhunöz ve Selçuk soğukçay ikilisi ise eşsiz performanslarıyla bizleri heyecanlandırdılar. halay dansı olağanüstü eğlenceliydi, final şarkısında tüylerimiz diken diken oldu. katkısı olan herkese sonsuz teşekkürler.

    Cevaplamak için giriş yapın
  14. nur poyraz avatarı nur poyraz diyor ki:

    Hamlet; “aklını kullanıp ölçüyü bul “ diyor oyunculara, “gerçeği büyültmek yada küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz ama bu bilenleri üzer, çünki bir tek bilgili dost bilgisiz yığınlardan daha önemlidir oyuncular için “ diye öğütler veriyor ..bu akşam Kadıköy sahnesinde seyrettiğimiz “LYSİSTRATA “ oyunu Hamlet’in oyunculara öğütlerinin sahne üzeri uygulaması gibiydi. Program dergisinde kimin ne oynadığı nedense belli değildi. seyirciler arada panodaki resimlerden oyuncuları anlamaya çalıştılar.benim için isimler önemli değildi.ama Hamlet’in dediği gibi, salondaki bilgisiz seyirciyi güldürmeye çalışan oyuncular
    vardı, ( oysa salonda son derece bilinçli bir seyirci vardı ) termagant’tan daha yaygaracı, oyunun en can alıcı yerinde seyirciyi güldürmeye çalışan.oyuncular. Mirine rolünün komik olma çabaları, en olmadık yerlerde ki, zaman,zaman diğer oyuncuların söylediklerine engel olan kahkahaları, arkamda oturan seyircilerin “ ıııyyyy “ diyen memnuniyetsiz ifadelerine karışıyordu.” dımmmıııı,yyaannnnıııı “ diye oynayan bayan oyuncunun, o çirkin el hareketi neye hizmet etti acaba. bize bir şey vermediğini biliyormu.başka eleştirilecek şeylerde vardı ama silindi gittii. diğer bütün oyuncuları, ayrım yapmaksızın
    çabalarından ve oyunculuklarından dolayı kutluyorum

    Cevaplamak için giriş yapın
  15. cankerem avatarı cankerem diyor ki:

    ibşt de ikinci hafta oyun seyirlerini bitirdik”.BÜO” da gençlik yıllarımızın fenomen oyunu- LYSİSTRATA-nın, “ BİR DAHA AYNI OYUNA GELMEM,BARIŞIMI ELİMDEN ALANIN ZEUS CEZASINI VERSİN “ ŞARKISI HALA AKLIMIZDA .Aynı oyuna defalarca gelsek de.ilk iki haftanın görkemli oyunu LYSİSTRATA belli ki sezonun görkemi olmaya aday.çünki bu akşam seyrettğimiz turumuzun son oyunu – kösem sultan – tam bir fiyaskoydu ve ibşt’ye hiç yakışmamıştı.Aristofanes metni dışında,parçalanmış,dağıtılmış bir Lysistrata seyrettik, bazı roller bu yüzden aksadı sanırız.metne dokunmak her zaman iyi sonuç vermiyor.akropolis baskınını biz daha iyi yapmıştık sanırım.ve bütün imkansızlıklarımıza rağmen bizim sahne tasarımımız ve dekorumuz daha çarpıcıydı diyebilirim.kuklalar sahnesini kadın oyuncular neden oynadı anlamadık, üstelik oyuna katkısı olmadı.mirine-knesias sahnesinde bir rol karmaşası olmuş.oyundaki mirine’y le örtüşmedi. Knesias da öyle.kaldıki mirine rolü neden böylesine komik bir tiplemeye takılmış.çünki komik olmamalı.İBŞT yi Lysistrata seçiminden dolayı kutlarız ama yönetmenin oyunu -şalvar davası – filmi kıvamında yorumlamasını hoş görmek mümkün değil, keşke Aristofanes ve Lysistrata’ yı daha iyi anlayabilseydi.ama yine de o geceden bizlere kalan şeyler vardı. öncelikle program dergisinde kimin ne oynadığı neden yazmıyordu ve biz bunu fuayede ki oyuncu resimlerinden çıkarttık. A.Çetiner,H.Arslan;B.Orhunöz,D.Bozyaka müthiş kadın tiplemeleriyle Aristofanes’e can vererek yönetmen zaafını kapattılar, erkekler topyekün müthiş sevimli,enerjik, potansiyel saldırgan erklerini ortaya koydular.Ç.Yiğitoğulları yama gibi kalan rolünü oyuna katmada üstün bir çaba gösterdi. ama sahnede Selçuk soğukçay gibi bir azman vardı,( fiziksel anlamda değil,rol anlamında ) hayranlıkla bu adamı seyrettik. ve bir oyuncunun oyunu nereye çıkartabileceğini gördük.bütün handikaplarına rağmen bu oyuncuların varlığıyla anlam bulan bir oyun LYSİSTRATA. BÜÖ’ lulardan onlara selamlar.

    Cevaplamak için giriş yapın
  16. kubathan avatarı kubathan diyor ki:

    kemal kocatürk’ün barış teması üzerine kurduğu oyun,barışa en çok ihtiyacımız olan şu günlerde ayrıca bir önem kazanıyor.toplumsal,sosyal,ve politik hiciv malzemesine yeterince sahip olan oyun da kocatürk’ün yer,yer gündelik ve popülist bir komedi anlayışına neden düştüğünü anlamak zor. ciciş kızlar tiplemesi, sitcom tarzı kahkaha efektleri, “kostümcüm dikmedi “ tarzı diyalogolar doğrusu bu oyunda çok eğreti duruyor ve oyunun mesajıyla pek örtüşmüyor.mertol şalt’a ait olduğunu öğrendiğim müzikler tek kelime ile harika.ama danslar biraz oyunun gerisinde kalmış gibi. sahne tasarımı bu oyun için yetersiz hele ki zeminde serili olan muşamba iğrenç bütün doğallığı yok ediyor. oyunculuklarla ilgili yapılan bütün eleştirilere katılmakla beraber, yergiye uğrayan oyuncuların bu rolleri yönetmenin isteği doğrultusunda böyle oynadıklarına inanarak bu anlamda onları mazur görmek gerekir diyorum, – osman hamdi-’ de izlediğimiz Ayşen çetiner bambaşka bir kişilikle çıktı karşımıza,oyunculuğuna hayran kaldık. kekeme tiplemesi sevimli ama daha iyi çalışılabirdi,yer yer karmaşa oluşturuyor. lampito, sahne sempatisini ve farklı fiziğini oyunculukla birleştirince ortaya tadına doyulmaz bir kadın tiplemesi çıkartmış. lysistrata, oyunun bütün ağırlığını yüklenmiş ama belki de bu yüzden rolüne fazla konsantre olamamış gibi.çağlar yiğitoğulları bu kez diğer oyunlarının aksine, fazla öne çıkamasa da , oyunun temel taşlarından biri. şarhoş tiplemesi, biraz trübüne oynuyor gibi ama yine de rolünün hakkını vermiş.. Selçuk soğukçay erkek baş kahraman da gerçekten çok başarılı.özel bir oyuncu olduğunu belli ediyor. haddim olmayarak, bir eleştirmen gibi yazdığım için bağışlayın. ama oyun bütün bunlara değer.barışımızı kimse elimizden almasın.

    Cevaplamak için giriş yapın
  17. halis avatarı halis diyor ki:

    - BERRİN AKDENİZ’İN SEVİMSİZ “ DİİİMİİİ, YANİİİİİ “ LERİNİ ÇİRKİN EL HAREKETLERİYLE DESTEKLEMEYE KALKMASI, NAZAN YATGIN’IN SALONU BEZDİREN, İTİCİ KAHKAHALAR ÜZERİNE OYUNDAN ÇIKMAYA KARAR VERMİŞKEN ERKEKLER KOROSUNUN SALONU BASMASIYLA YERİMİZDE KALDIK. BERRİN AKDENİZ,NAZAN YATGIN,IRMAK ÖRNEK KADINLAR SAHNELERİNİ NE KADAR DÜŞÜRÜYOR VE SIRADANLAŞTIRIYORSA,ERKEKLER KOMPLE OLARAK BİR BÜTÜN OLUŞTURUYORDU.ERKEKLER ARASINDAKİ İLETİŞİM KADINLAR ARASINDA OLUŞAMIYORDU. AMA YİNEDE, BAŞTA AYŞEN ÇETİNER OLMAK ÜZERE, BENSU ORHUNÖZ,HÜLYA ARSLAN,ÇAĞRI HÜN VE DEMET BOZYAKA KADINLAR SAHNELERİNİ OYUNU BAŞARIYLA TAŞIDILAR. ERKEKLERDE BAŞTA SELÇUK SOĞUKÇAY OLMAK ÜZERE,ÇAĞLAR YİĞİT,MURAT BAVLİ,GÖKHAN EĞİLMEZBAŞ EFEKTİF OYUNCULUKLARIYLA OYUNA SEYİR ZEVKİ KATTILAR, MERTOL ŞALT MÜZİKLERİ OLAĞANÜSTÜ,KEMAL KOCATÜRK REJİSİ FANTASTİKTİ.

    Cevaplamak için giriş yapın
    • hulyabilen avatarı hulyabilen diyor ki:

      ibşt oyuncu sıkıntısı çekiyor anlaşılan, ,çok yazık,selçuk soukçay ve hülya arslanın oyunculuklarına sapka çıkarıyorum,bu kadar kötü oyunculuklar içinde var olabiliyorlar,ayşen çetiner oyuna renk katıyor, selçuk soukçay bizleri duygudan duyguya geçirdi müthişti…

      Cevaplamak için giriş yapın
      • caner66 avatarı caner66 diyor ki:

        hülya arslan çok başarılı,ayşen çetiner de öyle.ama demet bozyaka ve bensu orhunöz’ü unutmamak lazım derim

        Cevaplamak için giriş yapın
  18. necdetdez avatarı necdetdez diyor ki:

    nazan yatgın’ın Makedonya da “ en iyi kadın oyuncu ödülü “ alması herhalde bir şaka olmalı,çünki bizim izlediğimiz oyunda, aklımızda kalan nazan yatgın, mirine rolünü oynamak yerine seyirciyi sinir bozucu kahkahalarıyla güldürmeye çalışan, alkış almak adına oyunu ve arkadaşlarını bozan, oyunun düzeyinin altında kalmış bir rol kişisiydi, berrin akdeniz, “ diimii, yaniii “ gibi gündelik dille rolünü kurtaramayan,canlandırdığı tipe ruh katamayan oyuncuydu ..ayşen çetiner sahne sempatisi ve rolüne hakimiyetiyle sahneye can veriyordu, hülya arslan amazon fiziğine yakıştırdığı sevimli , delikanlı kadını bize sımsıcak iletiyordu.bensu orhunöz lider kadında ufacık tefecik dev aktiristti, çağrı hün gizli komik, demet bozyaka işte lysistrata diyerek kadınlara can veriyorlardı. murat bavli, kinesias’da nazan yatgın handikabına rağmen seyirciği sevecenliğiyle avucuna alırken,Gökhan eğilmezbaş sarhoş tiplemesiyle gülme ihtiyacımızı fazlasıyla gideren, oyunun rengiydi.çağlar yiğitoğulları performans gösterisiyle ben de burdayım diyerek seyirciyi başka bir boyuta taşıyordu. ve Selçuk soğukçay bütün ekibi etrafında toplayarak bir oyunculuk gösterisi sunuyordu ki muhteşemdi, bütün renkleri toplayan bir görsel Show – lysistrata – mertol şalt müzikleri uzun zaman kulaklarımızda kalacak. kemal Kocatürk yine destan yazmış. işte tiyatro diye gururla çıktım salondan.ELLERİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK

    Cevaplamak için giriş yapın
  19. 1905gurkan avatarı 1905gurkan diyor ki:

    kemal Kocatürk rejisi muhteşem, kinesias-mirine sahnesinde murat bavli ne kadar içten ve doğalsa, nazan yatgın o kadar itici ve sahte kahkahalarla sahneyi mahvediyor yetmezmiş gibi aynı şekilde kuklalar sahnesindede yer alıyor ve anlamsız,itici kahkahalarıyla oyunu soğutuyor, Makedonya da ödül alan aynı N: Yatgın mı ? çünki böyle bir oyunculuğun ödül alması çok ilginç. berrin akdeniz’in diiimiii, yaaaniii’ler,i , sevimsiz el hareketleri seyirciyi bayıltıyor,bunaltıyor.düzey düşüyor.oyun yerlerde. demet bozyaka, Ayşen çetiner,hülya arslan,bensu orhunöz, kaliteyi yükseltiyor.çağrı hün onlara katılıyor. erkekler sahneye çıkıyor oyun başlıyor. ve Selçuk soğukçay resitali izliyoruz , çağlar yiğitoğulları ona eşlik ediyor,Gökhan eğilmezbaş ve murat bavli olağanüstü. düzeyli oyuculukla, sıradan oyunculuk farkını görüyoruz.

    Cevaplamak için giriş yapın
  20. mehmet deren avatarı mehmet deren diyor ki:

    Üsküdar Tiyatrosun da Prömiyerini seyrettiğimiz “Lysistrata” oyunu şimdiden yılın oyunu olmaya aday.Türk tiyatrosuna damgasını vuran usta yönetmen KEMAL KOCATÜRK’ ün mükemmel rejisi bize çağdaş tiyatrodan örnekler verdi, Müziklerin ve dansların mükemmel olduğu oyunun oyunculukları da sıradışıydı. Çağlar Yiğitoğulları,Murat Bavli,Gökhan Eğilmezbaş erkelerde , Ayşen Çetiner,Hülya Arslan; Bensu Orhunöz,Demet Bozyaka,Çağrı Hün kadınlarda olağanüstü oyunculuk gösterisi sundular. gecenin sırıtanı Nazan Yatgın’ın, Mirine rolüydü,gereksiz kahkahaları ve abartılı oyunu,böylesine üst düzey bir oyuna yakışmayan bir avamlıktaydı, bu ekibin içinde onun ödül alması oldukça şaşırtıcı geldi..Ama gecenin yıldızı muhteşem performansıyla Selçuk Soğukçay’dı. Kocatürk ve Soğukçay birlikteliği mükemmel bir oyun ortaya çıkartmış,Şehir tiyatrosunda uzun zamandır böylesine bir performans oyunu seyretmemiştik. yılın oyununa selamlar

    Cevaplamak için giriş yapın

Yorum yapın

Yorum yapmak için buradan giriş yapmalısınız.