Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli (Oyun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları)

sirke-tadinda-bogurtlen-receli

Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli’nde ülkenin birinde yaşanan siyasal ve toplumsal değişimler, evlilikleri boyunca bu sürece şahitlik ederek ölümle şakalaşan yaşlı bir çiftin ilişkisi ekseninde mizahi bir dille aktarılıyor. Kendini değiştirmeyi akıl edemezken dünyanın düzenini değiştirmeye çalışan ve eşiklerde kalmanın sancısını yaşayan bir adamın baskılar karşısındaki tavrı hicvediliyor. Kahramanlarımız için hayat tıpkı sirke tadında böğürtlen reçeli gibi… Biraz acı, biraz buruk ama bazen de tatlı…

A. Kadir Bozkurt’un yazdığı Zuhal Ergen’in yönettiği oyunun dramaturgluğunu Arzu Işıtman’ın, sahne tasarımını Ayşen Aktengiz Bayraşlı’nın, kostüm tasarımını Duygu Türkekul’un, koreografisini Özge Midilli’nin, ışık tasarımını Murat İşçi’nin, efekt tasarımını Erhan Aşar’ın yaptığı oyunda; Mert Tanık ve Bensu Orhunöz rol alıyor.

 

7 Yorum

  1. necdetdez diyor ki:

    zuhal ergen’in rejisine ve bensu orhunöz’ün oyunculuğuna yürekten alkışlar.

  2. helena diyor ki:

    konuydu,dekor kostümdü,rejiydi bunlar bir yana oyun sahneye çıkınca birinci gerçek oyunculardır biz seyirciler için.ve bu oyunun tartışmasız yıldızı da bensu orhunöz. Yeteneğine,enerjisine şapka çıkarılır.ama aynı şeyi mert tanık için söylemek çok zor. Çünki ne değişimlerde nede oynadığı yaş dönemlerinde bekleneni vermekten çok uzak. Son derece ağır ve temposuz oynuyor. Bu rol için oldukça yetersiz. Daha iyi bir oyuncuyla eminim bu oyun çok daha iyi olurdu.şehir tiyatroları oyuncu seçimlerinde
    bazen önemli hatalar yapıyorlar. Mert tanık’da bu oyun için hata olmuş. Bensu orhunöz bütün alkışları hakediyor

  3. ecterine narissa diyor ki:

    şili’deki askeri dönem görüntülerinin oyunla alakasını kuramadık.konu çok sıkıcıydı. yerli oyun ama şili’de geçiyor. Federico ve Patricia isimleri ne alaka, rejide bir karmaşa hakim, yönetmen konuyu tam çözememiş zaten ortada bir konu da yok.sahne önünde bir sedir duruyor arabayı simgeliyor eee…mert tanık’ı seyrederken uyumamak için insan kendini zor tutuyor. bensu orhunöz çırpınıyor sonra o da duruyor. bu oyun için harcanan emeğe yazık. ibşt bu oyunu neden seçmiş acaba. eleştirilecek bir tarafı bile yok zamanımıza yazık..mert tanık, yaşlımı,genç mi hangisi belli değil..yazarken bile sıkıldım…..iki kişilik oyun böylemi olur…

  4. theatre barbican diyor ki:

    sirke tadı var ama böğürtlen unutulmuş..
    anladık konuyu bir yerlerden almışlar olabilir ama bu kadar sıkıcı hale nasıl getirdiler. Mert tanık’ı seyrederken insana afakanlar geliyor. Yeteneği hakkında konuşmak haddim değil tabiki, ama bu oyuncu başrol oyuncusu da değil. Bir oyunu sırtlayıp götürecek maharetten ve enerjiden yoksun. Aynı handikap rosenbergler oyununda da vardı. Bensu orhunöz elinden geleni yapıyor ama bu arada oda harcanmış gibi.dekor,ışık ve reji ye lafım yok her şey olması gerektiği gibi yani çok güzel. Ama iki kişilik oyunu mert tanık’a emanet edip sonra da beğeni beklemek olmaz. Şehir tiyatroları için bir hüsran oyunu,

  5. kübra diyor ki:

    ışıklar altında değişme fikri güzel bir buluş olmuş ve göze hoş geliyor, Zuhal ergen rejisi son derece naif ve incelikli bir çalışma.ışık ve dekor rejiyle bütünlük sağlamış. Ama sahne nedense dolmamış, adeta boş gibi. Çünki sahneyi doldurması geren oyuncular bu konuda biraz olmamışlar gibi.mert tanık rosenbergler de de fazla öne çıkamamıştı, sadece oyunun değil seyircinin de heyacanını bitiriyor. Bir şeyler bekliyorsunuz, ama bir türlü olmuyor. İki kişilik bir oyun için mert tanık olumlu bir seçim olmamış sanki. Bensu orhunöz daha gayretli oyunu diri ve canlı tutmak için bayağı uğraş veriyor. Ama oyun kendini kurtaramıyor .gittikçe tempo düştü ve çok sıkıcı bir hal aldı. Belki mert tanık yerine daha farklı bir oyuncu olsaydı. Daha canlı, enerjisi yüksek, bilemiyorum işte başka bir yani belki daha seyredilir bir hale gelirdi.

  6. senemes61 diyor ki:

    Ne yalan söyliyeyim tanıtımda yazan konuyu, oyunda göremedik.” Kendini değiştirmeyi akıl edemezken dünyanın düzenini değiştirmeye çalışan ve eşiklerde kalmanın sancısını yaşayan bir adamın baskılar karşısındaki tavrı hicvediliyor “ deniliyor ama nerede. Mert tanık bunları oynamaktan çok uzaktı, rosenberglerde de kendisini izlemiş ve aynı soğuk,temposuz oyunculuğu görmüştük. Sahnede sesi çok düşük ne dediği anlaşılmıyor. Galiba doğal olmaya çalışıyor ama hiçbir şey olmuyor. En büyük şansızlığı bu defa karşısında bensu orhunöz gibi çok deneyimli,yetenekli,ve sahne sempatisi çok yüksek bir oyuncu olması. Ama bensu orhunöz’ün de şansızlığı mert tanık gibi sahne de sönük bir aktörle oynaması, oyun patlaması gereken,şahlanması gereken yerlerde bir türlü ayağa kalkamıyor,hep aynı notayı çalan müzisyen gibi. Bensu orhunöz karşısında daha enerjik bir oyuncu olsaydı bu oyun uçardı diye düşünüyorum. Reji için zuhal ergen’i ayrıca tebrik ederim

  7. halis diyor ki:

    genel provası oldukça sıkıcıydı.artık moda olduğu üzere,amerikan filmlerinden alınma konular yazıkki tiyatro oyunlarınada sirayet etmeye başladı.mert tanık’ın rol için zayıf kaldığını düşünüyorum.yaşlılık değişimleri olmamış, ayrıca oldukça temposuz oynanıyor. 2.perde tempo dahada düşüyor. zuhal ergen rejide oldukça güzel şeyler bulmuş, ışıklar altında değişim ilginç bir reji oyunu ama oyuncular bunu yapabiliyormu ?ne yazık ki hayır. umarım sonrası iyi olur ama mert tanık’ın enerjisi ve temposu bu oyun için yeterli değil sanırım.

Yorum yapın

(Lütfen resimde görülen ifadeyi, büyük-küçük harfe dikkat ederek, yandaki kutuya yazınız!)