Arızalı Çiftler filminden Jon Favreau ile söyleşi
Arızalı Çiftler’e nasıl dahil oldunuz?
Senaryoyu birkaç yıl önce yazmıştım. Vince Vaughn bir sürü fikirle geldi bana fakat benim için öne çıkan bu oldu çünkü yıllardır evli biri olarak, konuya bir bakış açım var. Ancak Iron Man’den sonra ve Iron Man 2’yi de bir an önce yapmam gerektiğini öğrendikten sonra, Arızalı Çiftler’in yönetmenliğini yapamayacağım açıktı; yine de filmde oyuncu olmak istedim.
En azından böylece endişelenecek daha az şeyiniz oldu ve oyunculuğunuza odaklanabildiniz.
Sonunda filmdeydim, sadece oyuncuydum. Benim senaryoma dayanan ve Vince’in Dana Fox’la üstünde çalıştığı yeni senaryoyu verdiler bana. Ve Bora-Bora’da gerçekten çok iyi vakit geçirmem ve de yönetmen veya yapımcı olarak halledilmesi gereken tüm o şeyler için endişelenmemem gerekti.
Bunun üstüne yönetmenlik Peter Billingsley’ye geçti.
Evet, çünkü yapımcı olarak Vince ve benimle yıllardır çalışıyordu. Peter film işinin diğer alanlarında da çalışmıştı, senaryo geliştirme ve kurgu gibi ve ben de ilk filmini yönetmesi için bunun iyi bir fırsat olduğunu düşündüm.
İlk kez yönetmenlik yapan Peter’ın performansı hakkında ne düşündünüz?
Arızalı Çiftler çok eğlenceli ve Peter’la gurur duyuyorum çünkü ilk kez yönetmenlik yapan biri olarak çok iyi bir iş çıkarmayı başardı!
Yönetmen olmanızın sizi daha iyi bir oyuncu yaptığına inanıyor musunuz?
Yönetmenlik beni çok daha özenli bir oyuncu yaptı ve yönetmenlerim için daha iyi bir iş çıkarmamı sağladı, ayrıca başka birinin setinde olmanın ve nasıl çalıştıklarını izlemenin değerini bilmemi sağladı. Başkalarından bir şeyler öğrenebiliyor olmak zevkli çünkü normalde yönetmenler diğer yönetmenlerin işlerini görme şansına sahip olmazlar.
Vince Vaughn’ı yıllardır tanıyorsunuz.
Evet, Vince’i Rudy’den beri tanıyorum ve çok eğlenceli çünkü filmleri yazan, yöneten ve ona bu filmlerde rol veren benken şimdi tersine döndü. Benim için daha önce The Break-Up, Four Christmases filmlerinde ve şimdi de Arızalı Çiftler’de benim için oyunculuk fırsatları yarattı. Böylece, benim anlayışımla yazılan filmlerde onu, onun anlayışıyla yazılan filmlerde beni izleyebiliyorsunuz. İkimizin de birlikte oynamaktan zevk aldığı eğlenceli bir oyun bu.
Onunla çalışmanın en çok nesinden keyif alıyorsunuz?
Vince’le en çok ikimiz birlikte sahnedeyken keyif alıyorum çünkü daha önce bir grupta birlikte çalıştığın bir müzisyenle çalmak gibi bu. Ve müzikte olduğu gibi, birbirimizin tarzını bilerek bir sürü doğaçlama ortaya çıkıyor. Bu filmi yapmanın en iyi tarafı etrafımda o varken kamera önünde olmak ve aramızdaki kimyanın değerini bilmek. Vince Vaughn’la çalışmak oldukça kendiliğinden gelişen bir deneyim.
Başarısını neye borçlu olduğunu düşünüyorsunuz?
Bence Vince bir komedi tarzı geliştirdi. Ve yapımcılığını üstlendiği filmlere bakarsanız, ticari komedinin nasıl yapılacağına dair müthiş bir sezgisi olduğunu görürsünüz.
Karakteriniz Joey’yi nasıl görüyorsunuz?
Gerçek şu ki kendimi en çok ilişkilendirebildiğim karakter Vince’in oynadığı Dave’di. Ancak Joey ve Cynthia karakterlerini yarattığımızda aklımızda bir çift için olabilecek en kötü senaryo fikri vardı. Liseyi bitirir bitirmez evlenen fakat artık birbirlerine uygun olmayan, evlilikleri için çaba harcamayan ve boşanmak için neredeyse gün sayan bir çift. Ancak en kötü evlilikte bile işlerin tekrar yoluna girmesi ve kıvılcımı alevlendirmek için hiçbir zaman geç değildir. Bence filmin verdiği en güzel mesajlardan biri, evliliğiniz nasıl olursa olsun çaba göstermeniz gereken bir şey olduğudur. Dave ve Ronnie’ninki gibi iyi bir evlilik de olsa, bizimki gibi korkunç bir evlilik de olsa.
Kristin Davis Arızalı Çiftler’de karınızı oynuyor.
Kristin çok iyi biri ve ilginçtir ikimiz de normalde iyi karakterlerle özdeşleşmiş durumdayız fakat bu filmde genellikle oynamaya alışık olduğumuz karakterlerin bambaşka bir yönünü keşfederken çok eğlendik.
Böylesi yetenekli başrolsüz bir kadronun parçası olmak nasıl bir şeydi?
Bence başrolsüz filmler çalışması en zevkli filmler. Ve etrafımda herkesi ortaya yeni fikirler koymak için cesaretlendiren bu kadar cömert oyuncular olması müthişti çünkü biraz doğaçlama yapsanız orada sizinle olacaklarını biliyorsunuz.
Çekimler sırasında doğaçlamaya ne kadar yer verildi?
Oldukça fazla. Senaryonun eski versiyonlarından fikir aldıktan sonra bolca doğaçlama yapıldı. Bazen sadece Bora-Bora’da olmaktan ve etrafımızda gördüklerimize verdiğimiz tepkilerden fırsatlar doğar – ilk kez odalarımıza giderken yerdeki cam zeminden balıkları görebildiğinizi fark etmek gibi. Bazı yerlilerle de pek çok doğaçlama yaptım, tıpkı tatil köyünde valiz taşıyıcısı olan ve filmde de bir valiz taşıyıcısını canlandıran Chris Santoro gibi!
Bu filmi Bora-Bora’da çekmek nasıl bir deneyimdi?
Benim için çok eğlenceliydi çünkü odamdan dışarı çıktığımda tüm o müthiş manzarayı görebiliyordum ve bunları yeşil bir perdede hayal etmem gerekmiyordu. Ve karım da geldiğinde, bizim için de tam bir kamp oldu neredeyse! Fakat Peter, Vince ve diğer yapımcılar için çok zordu çünkü Bora-Bora’da film çekimi için hiçbir altyapı yoktu ve tüm ekipmanı buraya getirtmek zorunda kaldılar.
Bora-Bora filmdeki karakterlerden biri mi?
Bora-Bora’nın öyle bir varlığı var ki film için bu kadar uzak bir yere gitme zahmetine girmeleri iyi oldu çünkü filmin tüm havasını değiştirdiğini düşünüyorum. Bu uzak tatil köyünde birlikte yaşarken çevreden çok etkilendik ve çekilenlerin çoğu bizim dışarı çıkmamız ve sadece orada yapılabilenlerle ilgiliydi – deniz kanosu ya da köpekbalıkları ve denizmaymunlarıyla yüzmek gibi.
Birbirinizi güldürdünüz mü?
Evet, ve bu da çekimlerin pek çok kez yeniden yapılmasına neden oldu. Ve çok eğlenceli çünkü güldüğünüz insanlar normalde bu işin en iyileri! Sonunda seçilen sahnelerin birçoğu doğaçlama yapılan sahneler ve DVD’yi de dört gözle bekliyorum çünkü her sahnenin farklı versiyonları vardı.
Bazen en komik sahneler hiç tahmin edilmeyen ya da hiç prova yapılmayan sahneler olabiliyor.
Evet çünkü film yapmak o anın aciliyetiyle ve belki de beklemediğiniz bir kazanın olması ve her şeyi yerine oturmasıyla ilgili. Neyse ki kurgu boyunca tüm filmi bu sahnelerle yapma şansına sahipsiniz – özellikle de keşfetmek için özgür bırakıldıysanız. En sevdiğim sahnelerin bazıları kesinlikle beklenmeyen sahnelerdi.
Jean Reno’nun bu kadar komik olmasını bekliyor muydunuz?
The Big Blue ya da Leon: The Professional gibi filmlerinden dolayı uzun zamandır Jean Reno hayranıyım ve bu çekimler sırasında onunla bolca vakit geçirdiğim için şanslıyım. O çok tutkulu ve heyecan verici bir adam ve mizah yönünü gördüğümde onunla çalışmaktan daha da çok keyif aldım.
Filmdeki dört erkek arkadaşın gerçek hayatta da arkadaş olmalarının artısı olmuştur.
Evet, çünkü Vince dışında, Faizon’ı The Replacements’ın çekimlerinden beri tanıyorum ve ona Elf’te rol verdim ve onunla birçok farklı proje gerçekleştirmeye çalıştım çünkü onun gerçekten yetenekli olduğuna inanıyorum. Jason Bateman da uzun zamandır tanıdığım biri ve onunla The Break-Up’ta çalışmaktan keyif aldım. Filmin ilk taslağını ben yazdığım için o dört karakteri planlamak benim için çok ilham vericiydi.
Oynadığınız karakterlerin tümü oldukça ilişkilendirilebilir karakterler.
Tam olarak hepimizin başarmak istediği bir şeydi bu ve karımla yıllardır birlikte olduğumdan dolayı evliliğin emek verilmesi gereken bir şey olduğunu biliyorum.
Bu durumda hem çok komik hem de sevgi dolu bir film bu.
Arızalı Çiftler insanlara hayal kurduran hafif bir komedi, fakat sevgi dolu ve evliliğinizin ya da arkadaşlarınızın evliliğinin ne kadar kötü olduğunu düşünürseniz düşünün, evlilik kurumunun yürüyebileceği mesajını veriyor. Her evlilik gelişen bir şeydir ve zamanla daha iyi olabilir çünkü tek gereken iki kişinin bunu denemesidir.

(SİZİN MANŞETİNİZ'e önermek için kalbe tıklayınız!)
Tweet This
Share on Facebook
Digg This
Save to delicious
Stumble it
RSS Feed
İlgili Tüm Yazılar İçin Etiketlere Tıklayınız: arızalı çiftler, jon favreau